1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Başbakan Fillon’un Papa’yı ziyareti

PDF Yazdır E-posta

Pazar, 11 Ekim 2009 17:07

Fransa Gündem Başbakan Fillon Papa’ya yaptığı ilk ziyaret Papa’nın Fransa’ya gelişi gibi yankı uyandırdı. Laiklik, din devlet ilişkisi eksenli tartışmaları alevlendirdi. Gerçekte iyi bir Katolik olarak tanınan Fillon’un

bu ziyareti dini çevrelerce geç kalınmış bir ziyaret olarak yorumlanırken, laikler bunu skandal olarak değerlendirmektedir. Bayram değil seyran değil durup dururken böyle bir ziyaretin esbabı-i mucibesini anlamak hayli zor iş. Zor olunca haliyle spekülasyonların dozunu ayarlamak da güç oluyor bazen kantarın topuzunun da kaçırıldığı oluyor.

Öyleki kimi çevreler bunu başbakanın bir dini vecibe olarak gördüğü, dolayısıyla kişisel bir ziyaret olabileceği yolunda açıklamalar yapmakta kimileri daha da ileri giderek, içteki manevi boşluğunu Papa’yı ziyaretle gidereceği noktasında değerlendirmeler yapmaktalar. Esasen Papa’nın kabulü sırasındaki enstantaneler, görüntüler, aralarındaki samimiyetin, baba-oğul ilişkisine benzer bir durumun olduğunu göstermekteydi. Jeanne Jugan (1792-1879) adlı Papazın yaptığı kanonizasyonun şerefine St Pierre meydanında düzenlenen seremoniye katılmaları, ve herkesin gözü önünde, Stendhal’in tablosu ve Papaz Solesmes’in CD’sine karşılık dolma kalem hediye etmesi ve bununla sizi onurlandıracak dokümanlar imzalayın tarzında mukabelede bulunması zihinleri hercü merc etti.

İki politik liderin görüşme resmiyetinden eser yoktu. Üstelik görüşme Papa’nın özel kütüphanesinde gerçekleşmesi iki liderin tabiri caizse sırdaşlık yaptığı yorumlarına sebep olmaktadır. Hal böyle olunca hediyeleşmeler de dini motifli oldu ve yapılan açıklamaya göre görüşmede dinler arası diyalog, Yakın Doğu’daki gelişmeler ve Afrika konuları görüşüldü. Bilindiği gibi bu bölgeler Fransa’daki iç politikayı etkileyen önemli sosyo politik unsurların her zaman ilgi odağı olmuştur. Özellikle sağcılar Fransa’nın her daim Afrika’da ve Yakındoğu’da var olması fikri üzerine dış politikalarını temellendirmektedirler.

Esas çarpıcı olan yorum ise Fillon’un 2,5 sene sonra yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olma durumu hususunda görüşme yapıldığı noktasında olmuştur. Fillon’un, Katolik olduğunu ispatlamaya çalışan Sarkozy’e ve eski başkan Jacques Chirac’a oranla tartışmasız sıkı bir Katolik olduğu ortadadır. Tam da bu noktada özellikle laiklerin sorduğu soru, acaba Fransa yeniden mi Papa’nın kızı olacak? Böyle bir durum laikler için sonun başlangıcı olabilir düşüncesi şimdiden kafaları karıştırmış durumda.

Sonuç olarak Papa Fransa’dan Dünya’daki Katolik üniversitelerin eğitim denkliklerinin tanınmasını, dini aktivitelere daha fazla destek sağlanmasını istediği açıklamalara yansımış durumda. Buna karşın Fillon da Papa ile olan bu samimi münasebeti dolayısıyla sağcıların desteğini sağlayarak Cumhurbaşkanı olma hedefini güttüğü yorumları yapılmaktadır. Tüm bunlara ek olarak da din devlet ilişkisi ve laiklikle ilgili tartışmalar devam etmektedir