Türkiye bölgede en çok sık gündemi değişen, hararetli politikaların yaşandığı bir ülke olarak öne çıkmaktadır. Kıbrıs meselesi, Ermenistan ile normalleşme sureci, IMF ile görüşmeler derken son dönemde
« Demokrasi açılımı » ile siyasetteki tansiyon zirveye vurdu. Türkiye yıllardır uğraştığı terörü demokratik açılımlarla yenebileceğini fark ederek yeni özgürlükçü yaklaşımlar ortaya koymayı planlamakta. Ancak toplumun önemli bir kesimi hükümetin ortaya koyduğu yaklaşıma tepkiyle yaklaşmaktadır. Bir kısmı ise özellikle CHP, hükümetin yapmak istediklerine yakın bir projeyi bundan 20 yıl önce hazırlamış olmasına karşın, “bana yar olmayan kimseye yar olmasın” tarzında yorumlanacak bir yaklaşım içersinde olduğu entelektüel çevrelerce vurgulanmakta ve bunun topluma zarar vereceği ifade edilmektedir. Gerçekten de statükocu yaklaşımlar meselelerin çözümüne katkıda bulunmadığı gibi tam aksine zaman zaman insanlar vicdanında derin yaralar açan olayları körüklemektedir.
Diğer bir gündem ise Ermenistan ile ilişkilerdir. Enerji, ABD’nin Kafkasya politikası, Azerbaycan ve Rusya ile ilişkiler düzleminde derinden ilerleyen iyileştirmeye yönelik manevralar şu an için sonuçsuz gibi görünmektedir. Zaman içersinde tarafların alacağı pozisyonlar Ermenistan ile olan münasebetlerin akıbetini belirleyecektir. Yanlış atılan adımların telafisi mümkün olmayan sorunları doğurabileceğine dikkat edilmelidir.



Myspace
Facebook