1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Sarkozy’e rağmen

PDF Yazdır E-posta

Pazartesi, 02 Kasım 2009 01:05

Sarkozy’e rağmen

Ali İhsan AYDIN

Fransa, Türkiye’nin zor ve uzun AB yolculuğunda kendini anlatması gereken muhalif ülkelerden biri. Fransız halkının büyük bir kısmı, Türkiye’nin üyeliğine soğuk bakıyor.

Nicolas Sarkozy’nin himayesindeki Fransız sağı, adeta Türkiye’yi bir korkuluğa çevirmiş durumda. Seçim kampanyalarında korkular üzerine oynayarak Türkiye karşıtlığı üzerinden oy artırma peşine düştüler. Haziran ayında yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde de görüldüğü gibi özellikle ırkçı partilerin oylarını alarak istediklerini elde ettiler.

Türk korkusu üzerinde yatırım yapan Fransız siyasetçilerin en büyük hazinesi, Türklerin bu ülkedeki muğlak imajı. Fransa aslında Türkiye’nin tarihten bu yana Avrupa’da en köklü ilişkilere sahip olduğu ülke. 1.François, 16 yüzyılda Katolik Avrupa’yı karşısına alma pahasına Osmanlı ile ittifak yaparak “hain” damgası yedi. Fransız cumhuriyet düşüncesi yeni kurulan Türkiye için model oldu. İlişkiler, zaman zaman yaşanan iniş çıkışlara rağmen son dönemlere kadar hep iyi gitti. Fakat, bu tarihi mirasa rağmen Fransa bugün Türkiye’yi en az bilen ve en önyargılı bakan ülkelerden birisi. 2009 yılında basılan ilkokul yardımcı ders kitaplarında hala Türkiye’nin başkenti İstanbul olarak gösteriliyor. Fransız siyasetçiler, Oryantalist harem roman yazarları gibi, Türkiye’nin hayali imajı üzerine istedikleri kurguyu yerleştiriyor.

Bu çerçevede, Türkiye’nin tanıtımı adına mevsim projesi  tarihi bir fırsat niteliğinde. Dokuz ay boyunca sadece Paris’te değil, 77 şehirde, kültür-sanat ve bilim alanlarında 400’ü aşkın Türkiye konulu etkinlik düzenlenecek. Fransız Kültür Bakanı François Mitterand’ın ifadesiyle dokuz ay bir bebeğin doğumu için yeterli bir süre. Elbette, bu dokuz ayın sonunda Fransızların Türkiye tavrı tersine dönmeyecek.Ama en azından daha fazla Fransız Türkiye’yi daha yakından, hem de birinci elden tanımış olacak.

Keşke daha olumlu bir atmosferde başlasaydı. Sarkozy ve iktidardaki partisinin oy kaygısıyla haziran ayında yaptığı açıklamalar iki ülke arasındaki ilişkileri gerdi. Kış havası yaşattı. Bu yüzden bir ara mevsimin iptali bile gündeme geldi. Ama eğer iptal edilseydi en fazla Sarkozy sevinecekti. “Türkiye Mevisimi”, Sarkozy’e selefi Jacques Chirac’tan kalma bir hediye. Mevsim başladı, fakat Elysee Sarayı’nın Fransa’da   bir Türkiye rüzgarı estirmek istediğini söylemek çok zor. Sessiz sedasız geçsin havasındalar. Türkiye, geriye kalan sekiz ayı değerlendirmek için elinden geleni yapmalı. Sarkozy’e rağmen.